Denemeler Rotating Header Image

BİRAZ DA KİTAP / ŞİDDETSİZ İLETİŞİM

Bu kez karşınıza Marshall B. Rosenberg’in Remzi kitabevi tarafından 19. baskısı yapılmış olan 263 sayfadan ibaret “ŞİDDETSİZ İLETİŞİM” kitabı ile çıkıyorum. Kitapta sadece fiziksel şiddet değil, insanın kendini aşağılanmış hissettiği pasif şiddet türleri de ele alınıyor. Şiddetsiz iletişimin özünün de insanın içindeki doğal şefkatin ortaya çıkarak hayat bulması olduğu ileri sürülürken şiddetsiz iletişimin dört öğesi olan gözlemlemek, duyguları tanımlamak ve ifade etmek, ihtiyaç belirlenmesi, nihayetinde de istek basamakları detaylı biçimde açıklanıyor. Ayrıca doğal şefkatten uzaklaştıran ahlakçı yargılar, karşılaştırmalar, sorumluluğu reddetmek durumlarına dikkat çekiliyor. Hayatı zenginleştirecek bir kazanım olarak şiddetsiz iletişimin içinde olumlu eylem dilinin kullanılmasının, dürüstlüğün, bilinçli ricada bulunmanın inceliklerine dikkat çekiliyor.

Kitabın ilerleyen bölümlerinde empati kurmanın iletişimin kalitesine olan etkisi, bu ve diğer konu başlıklarının pekiştirici olması bakımından uygun alıştırma ve örneklere de geniş yer veriliyor. Empatinin kırılganlığı ifadede, iyi hissetmede, tehlikeyi etkisiz hale getirmede, sohbeti canlandırmada, hayır sözcüğünü etkili kullanımında insanın hayatını nasıl kolaylaştırdığı örnek konuşmalarla açıklanıyor. Şiddetsiz iletişimin en can alıcı noktası olan insanın kendi duygu düşünce ve davranışlarına olan katkısı da açıklanan konular arasında.

Diğer yandan başkalarını suçlamak ve cezalandırmak şeklinde tezahür eden yüzeysel öfkenin daha farklı şekillerde de ifade edilmesini sağlayıcı yol haritaları da gösterilmektedir. Çatışmaların çözümünde yapılacak arabuluculuk çalışmalarının ana hatları da kitapta bahsedilen konular arasında yer almaktadır. Koruyucu güç kullanmanın sadece istisnai durumlar için söz konusu olacağından bahisle cezalandırma amacı ile kullanılan gücün yararsızlığına da dikkat çekilmektedir. Bireyi özgürleştiren şiddetsiz eğitim açıklanırken takdirin ifade edilmesi konusu da son bölümde açıklamıştır.

Okuduğum her kitap bende bir taraftan memnuniyet yaratırken diğer taraftan ne kadar az ve yanlış şeyler bildiğimiz ve uyguladığımız gerçeği ile yüz yüze bırakıyor. Karşılaştırma yapmak istemem ama bir önceki “İYİ HİSSETMEK” kitabını daha doyurucu bulduğumu belirtmek isterim.

Şimdiki nesil nasıldır bilmem ama bizim nesil özellikle gençliğinde şiire çok meraklıydı. Cahit Sıtkı’dan Orhan Veli’ye, Ümit Yaşar’dan Atilla İlhan’a Özdemir Asaf’tan Nazım Hikmet’e birçok şairin şiirleri ezbere bilinirdi. Hatta bunlardan oluşan şiir defterleri eğer atmamış isek bir yerlerde muhakkak saklı duruyordur. Naçizane ben de içinde kendimin de yazmış olduğu şiirlerin bulunduğu böyle bir defter hazırlamıştım. İleride bu tür nostaljik durumları da bloğumda yazmayı düşünüyorum. Şiir hazinemizde sadece yerli değil yabancı şairlerin beğenilen şiirleri yer alırdı. Bertolt Brecht ve Rudyard Kipling ise ilk hatırladıklarım. Kipling’in en çok bilinen “Eğer” şiirini her okuduğumda ve dinlediğimde sonsuz haz duyarım. Sizler şiddetsiz iletişimden ne ara buraya geldik diye şaşırmış olabilirsiniz. Bu kitabın da girişinde adeta kitabın ruhunu yansıtan ve benim de çok beğendiğim bir şiiri aynen buraya aktararak yazımı sonlandırmak istiyorum.

Her Söz Bir Penceredir (ya da Bir Duvar)

Öylesine mahkûm hissettiriyor ki sözlerin,
Sanki yargıladın beni sürgüne gönderdin….
Çekip gitmeden önce mutlaka bilmeliyim
Gerçekten bu muydu söylemek istediğin?

Savunmaya başlamadan sana kendimi,
Dile gelmeden, acıyla ya da korkuyla,
Sözcüklerle bir duvar örmeden aramıza,
Doğru mu duyduğum, bir daha söyle bana

Her söz bir penceredir, ya da bir duvar
Mahkûm da eder kişiyi, azat da eyler…
Konuşurken ve dinlerken ben,
Sevginin ışığı aksın içimden, izin ver…

Pek çok şey var söylemem gereken,
Ve onlar önemli ki benim için…
Anlatamazsam sözcüklerle derdimi,
Özgürleşmeme yardım eder misin?

Eğer seni yermiş gibi göründüysem,
Eğer düşündüysen umursamadığımı,
Duymaya çalış sözcüklerimin arasında
Seninle paylaştığımız bütün o duyguları.

Ruth Bebermeyer

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Lütfen soruyu cevaplayın * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.