Denemeler Rotating Header Image

BİRAZ DA KİTAP / HİÇ ÇARŞI GÖRMEMİŞ ADAMLAR

“Nerede o eski……..” ya da “Bizim zamanımızda………” diye başlayan cümleleri eskiden yaşlılardan duyardık. Fakat şimdilerde bizler de kullanmaya başladık. Duruma göre de bu giriş cümlelerinin ardından ramazanlar, okullar, öğretmenler, öğrenciler gibi sözcükler gelir. Bu tür eskiye öykünme cümlelerini bazıları çağdışı kalınmışlığın bir göstergesi olarak da görmektedir. Zaman zaman benim de aynı duygular yaşadığım olmuştur. Sözgelimi mizah dünyasında -kaç kişi hatırlar bilmem ama- “Akbaba” dergisi gibi bir derginin ya da Aziz Nesin, Muzaffer İzgü, Rıfat Ilgaz gibi yazarların hep özlemini çekmişimdir. İşte tam da bu sırada bu hasreti dindirecek bir lezzeti ve umut ışığını sizlerle buluşturmak istiyorum.

Ümit Erenler “HİÇ ÇARŞI GÖRMEMİŞ ADAMLAR” kitabı ve birbirinden güzel on altı hikayesi ile çıktı karşıma. (Ben istemeden gelen bir kitaptı, genelde sağ olsun büyük oğlum Dinçer yapar böyle şeyler.) Öğrencisinden askerine, din adamından mafyasına toplumun her kesiminden insanların işlendiği, son derece ilginç benzetmeler ve akıcı bir dil ile yoğrulmuş olan bu kitap benim çok hoşuma gitti. Bildiğimiz mizah ustalarından ne kadar esinlendiğini bilemem ama araya kendi tarzını da kattığını belirtmeliyim. Sahiciliği ve doğallığı ile okuyucuyu adeta satırların içine dahil ediyor. İçindeki hikayeler tam da “Bir kahkaha bir kilo pirzolaya bedeldir” klişesini doğrular nitelikte. Sizlere sadece çekirdek çitleyip okumak kalıyor. Ben hepsini bir solukta okudum. Bu pandemi günlerinde tabir yerindeyse tam ilaç gibi geldi diyebilirim. Yapabileceğim ise sadece teşekkür etmek.

Okuduğum tüm kitapların baş kısmında yarım ya da bir sayfa yazarın bir özgeçmişi yer alıyordu. Bu kitapta onu göremedim. Yazarını gerçekten tanımak isterdim. Kimdir nerede, ne zaman doğmuştur? Hangi rahle-i tedrislerden geçmiştir? Bu ilk kitabı mıdır? Bundan sonraki çalışmaları hangi istikamettedir? Umarım bundan sonraki yayınlarında bu merakımızı giderir. Ancak kitabın arka kapağındaki deyişinden ilk kitabı olduğu algısı çıkıyor. Yazarın üslubu hakkında fikir vermesi açısından da değerli bulduğum sunumu aynen aşağıya alarak bu tanıtım yazımı sonlandırıyorum.

“Bu kitabı eline aldığına göre ikimiz için de ilk adımı atmış bulunuyorsun. Birazdan hayatın tam da içinden onlarca kesit çıkacak karşına. Onlarca değişik insanla karşılaşacaksın. Kimi zaman “Yahu amma abartmışsın ha!” diyeceksin belki, belki de “Ne hayal gücün varmış birader yok artık!” diye mırıldanacaksın. İnan bana ben ne duyduysam onları yazdım ve sana sadece kahkaha atmak kaldı. Hadi şimdi en kısa sürede kurul koltuğuna, güzel bir fincan kahve al yanına ama sakın kahven sıcakken okumaya başlama. Ya ağzını yakacaksın ya koltuğu rengarenk yapacaksın. Tekrar tekrar okumaya başladığında anlayacaksın ne demek istediğimi. İyi eğlenceler!”

2 Comments

  1. V says:

    Kitap bolumunuzu ilgiyle takip ediyorum. Cok tesekkur ederim.

  2. necmi says:

    Ben de çok teşekkür ederim. Sağ olun. Eksik olmayın

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Lütfen soruyu cevaplayın * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.