Denemeler Rotating Header Image

BURUK VE HÜZÜNLÜ BİR GEZİ(1)/ EMET-Thermal Resort & Spa

Bir hafta önce geldiğimiz Altınolukta Mayıs ayının ortalarına gelmemize rağmen güneşli bahar günleri hala kendisini saklamaya devam ederken komşumuz Hasan beyin teklifi ve bilgilendirmesi ile farklı bir geziye katılmaya karar verdik. Kütahya’nın Emet ilçesindeki beş yıldızlı termal bir otelin  tanıtım amaçlı  2 gecelik organizasyonuna fiyatı da çok uygun olduğu için  kaydımızı yaptırdık. Seyahat günü olan 11 Mayıs geldiğinde yolculuğumuz saat sabah 6.30 da Altınoluk’tan başladı.

Yaklaşık 55-60 kişi kadar olduğunu tahmin ettiğimiz yolcular için üç araç temin edilmişti. Bunlardan ikisi midibüs dediğimiz 24-25 kişilik araçlardan,diğeri de içinde 7-8 yolcu taşıyan   daha küçük bir minibüsten oluşuyordu. Biz bu araçlardan 24-25 kişilik olanında yerimizi aldık. Bu araçlarda seyahat edenler koltuklarının bizim gibi iri insanlar için çok da uygun olmadığını bilecektir sanırım.  Bu konuda bize daha önce bilgi verilmediği, bizim de sormak aklımıza gelmediği için “Elle gelen düğün bayram” diyerek kaderimize razı olduk

emet1

Tur sorumlumuz yol güzergahını Edremit-Balıkesir-Bigadiç-Sındırgı-Simav ve Emet olarak açıkladı. Altınoluk’tan sabah çok erken ayrıldığımız  için çoğumuz kahvaltı bile yapamadığımızdan bu amaçla Bigadiç’te  20 dakika olarak açıklanan ama 40-50 dakikaya kadar uzayan bir mola verdik. Mola sonrası  olağanüstü güzelleşmiş olan doğayı seyrederek yolculuğumuzu sürdürdük.

emet2

Aracımız ikinci molayı Kütahya’nın Simav İlçesini sanırım 5-10 kilometre geçince  bolca çınar ağaçlarının bulunduğu kır kahvesi diyebileceğimiz bir yerde verdi. Burası da çok hoş bir yerdi. Baharın bütün renkleri ile kuş seslerinin birbirini tamamladığı bu mekanda da yarım saat vakit geçirdikten sonra tekrar yola koyulduk.

emet3

Dolambaçlı ve bol virajlı yollarla tırmandığımız Göllük(Belki de Gökçedağ olabilir) dağının inişine geçtiğimizde bizim içinde bulunduğumuz araçta bir tuhaflık hissetmeye başladık. Bir ara vites değişimi sırasında dişlilerin kırılmasını andırır bir takım sesler geldi kulağımıza. O andan itibaren de aracımız kontrolsüz olarak artan bir hızla tırmandığımız dağın yokuşunu inmeye başladı. Etraftan “fren boşaldı,fren patladı” şeklinde sesler duymaya başladık. Hızını giderek arttıran araç önce yine bizim turun 7-8 kadar yolcusunu taşıyan küçük minibüse arkadan hızla çarparak kaportasının çökmesine ve arka camının kırılmasına sebep oldu. Sanırım şoför bunu kontrolden çıkan aracın hızını azaltmak içim yaptı ama bu küçük aracın da hızını arttırmaktan başka işe yaramadı. Bu çarpmanın etkisi ile tüm yolcular işin vahametini iyice anladılar. Kimileri salavat getirmeye, kimileri eyvah gidiyoruz diye çığlıklar atmaya başladı. Yani her kafadan bir ses çıkıyordu. Bir ara yolculardan biri –belki de Hasan bey olabilir- “Şarampole kır, şarampole yasla” şeklinde bir uyarıda bulundu.  Aracın şoförü ya bu uyarıyı dikkate aldı ya da zaten öyle yapacaktı da uygun yer arıyordu da ancak bulabildiği için direksiyonu hemen sola kırarak aracı şarampole sürdü. Sağ taraf dağın aşağıya eğimli yamacı olduğu için ancak böylesini denemek zorundaydı.

emet4

Biz şoförün arkasındaki koltukların üçüncü sırasında oturuyorduk. Herhalde kafalardaki senaryoya göre araba şarampolün kenarından yükselen yamaca bizim bulunduğumuz taraftan 45-50 derece yan yatırılıp durması sağlanacak ve herkes normal bir şekilde aracı terk edecekti. Tabi hiçbir şey düşünüldüğü gibi olmuyor. Aracın direksiyonu şarampole kırılınca bizim taraf önce şiddetle şarampolün yükselen yamacına çarptı daha sonra yüksek hızın ve kaybolan direksiyon hakimiyetinin etkisi ile bu defa ters yöne devrilip ve biraz da sürüklendikten sonra durabildi. Tabi araç içindeki canlı ve cansız her şey bir tarafa savruldu. Ağlamalar, inlemeler,feryatlar birbirine karışıyordu.

emet5

Bu arada ben önümdeki koltuğa sımsıkı sarılmıştım. Eşimde benim solumda oturduğu için benim üstümde kalmıştı. Diğer insanlar da karışık biçimde bizim altımızda bulunuyordu. Eşim ”Panik yapmayalım,sakin olalım” diyerek arkaya doğru yürümekle sürünme arası bir yöntemle ilerledi ve en arkada kırılmış olan camdan dışarı çıktı. Benim de aynı şekilde dışarı çıkmam mümkün değildi çünkü altımdaki insanların kimisi yatıyor kimisi doğrulmaya çalışıyordu. Yani kıpırdamak mümkün değildi. Bunun üzerine benim hemen üzerimde olan arabanın yan camını  tekme ile kırmayı denedim. Olmayınca yanında asılı duran çekici alarak onunla vurdum.Cam parçalanarak döküldü. Açılan çerçeveden  dışarı çıktım. Sağ salim dışarı çıkan belki de ilk 2-3 kişi arasındaydık. Fakat aracın içinde çıkarılmayı bekleyen en az 20 yolcunun feryatları duyuluyordu.

emet6

Diğer yolcuların aracın ön ve arka camından çıkarılması çalışmaları başladı hemen. Allahtan hemen orada Hızır gibi yetişen ve kendisinin sağlık personeli olduğunu belirten İstanbul plakalı bir aracın içinden çıkan yeşil tişörtlü sarışın bir bayan bütün bu işlere nezaret etti. Durumu acil olanları sıra ile ve uygun şekilde yere yatırdı. Belki o bayanın belki de bizim Tur sorumlusunun haber vermesi ile yarım saatten daha kısa bir zamanda   Simav’dan ve Emet’ten 4 ambulans olay yerine geldi. Durumu acil olanlar üç ambulansla donanım ve diğer imkanları daha iyi olan Simav devlet hastanesine, bizim de içinde bulunduğumuz 5-6 kişiyi de bir ambulansa koyarak Emet devlet hastanesine götürdüler. Eşim Nuray boynunda bir ağrı hissettiği için olay yerinde onun boynunu sabitleştirici bir aygıt takmışlardı. Benim de devrilme esnasında aracın  koltuğunun yanında bulunan kolun yan boşluğuma çarpmasından doğan hafif bir ağrı vardı. Hastanenin acil servisinde film falan çekildi. Gelen 5-6 kişinin tamamında ciddi bir şey olmadığını belirttiler. Ağrı kesici ilaç ile  zedelenmiş yerler için bir pomat verdiler. Hastaneye gelmiş olan Otel aracı ile de kalacağımız mekana 2 saat gecikmeli olarak gelmiş olduk. Kaza yapmamış olan aracın yolcuları bizden önce gelmişlerdi. Gecenin ilerleyen saatlerinde Simav’a gönderilen yaralılar hakkında bilgi geldi. İki yaralının  durumlarını ciddi görerek gerektiğinde ameliyat etmek üzere Kütahya devlet hastanesine gönderildiğini öğrendik. Diğerleri de ufak tefek kırık ve sıyrıkları için gerekli müdahale yapılarak taburcu edilmişti. Bizim için tarifsiz hüzün yüklü bu olay ertesi günkü bazı gazetelerin iç sayfalarında küçük bir haber olarak yer alıyordu.

emet7

Konaklamak üzere geldiğimiz EMET  Thermal Resort & Spa oteli gözden uzak vadiler arasındaki bu küçük yerleşim merkezinde adeta yaratılmış bir yalancı cennetti. 97 dönümlük bir alana konuşlanmış olan bu tesislerde ne yoktu ki. Sadece yok yoktu. Kongre ve gala salonu, her biri 200 er kişilik restaurant ve a’la kart restaurantlar, lobi kafe ve vitamin bar, her biri beş yıldızlı otel standartlarına göre donatılmış suit,connection ve standart odalar, türk hamamı,özel banyolar,spa merkezi,yarı olimpik yüzme havuzu ,termal ve yosun havuzu ilk hatırladıklarım arasında sayabilirim.

emet8

Yeşil alanı bol geniş bir arazi içinde basketbol,voleybol sahaları ile doğal çimli futbol sahası ve tenis kortu da burada dinlenmek isteyenlerin hizmetine sunulmuş ve ayrıca küçük yaştaki misafirler için çocuk parkı da unutulmamıştı. Alan hayli geniş olduğundan yeşili bol olan yürüyüş alanlarının da oluşturulduğunu görebiliyorsunuz. Anfi tiyatro ve sağlık ve güzellik üniteleri de düşünülen güzellikler arasında yer alıyordu.

emet9

Mekanın sahip olduğu bu imkanlardan zamanımız elverdiği ölçüde yararlandık. Konakladığımızın ertesi günü öğleden sonra bizler için düzenlenen tanıtım programına katıldık. Önce 24 saatten beri gözlediğimiz ve bir kısmını yaşadığımız zenginliklerin ve konforun genel ve görüntülü bilgilendirmesi yapıldı. Daha sonra da ikişer üçer kişilik gruplara özel kişiler görevlendirilerek daha özel tanıtım, bilgilendirme ve ardından da bu tesislerde ki devre tatillerinin pazarlama koşulları açıklandı.

emet10

Bizimle ilgilenmek için ve bizi bilgilendirmek için görevlendirilen Esra hanım adında bir bayandı. Önce kurumun bölümlerini birlikte gezdik. Daha sonra büyük konferans salonunda yuvarlak masalar ve etrafındaki sandalyelerden oluşturulmuş bir mekanda konuşlandık. Esra hanım gerçekten alımlı,çalımlı,bakımlı bir bayandı. İşinin gerektirdiği bütün incelikleri, inandırıcılığı, ikna gücünü kullanarak bizlere bir şeyleri pazarlamaya uğraşıyordu. Bu esnada adeta bütün uzuvları çalışıyor,jest ve mimikleri ile de  inandırıcılığını pekiştiriyordu. Kurumun ulaşım sorunu ile ilgili dezavantaja hemen diğer ülke çapındaki diğer benzeri kurumlarla olan transfer yapabilme avantajını ileri sürüyordu, hatta bir ara eşimin Avustralya’yı ve benim de İsveç’i merak etmem ile ilgili olarak oradaki bağlantılarla devre tatilinin o ülkelerde de geçirilebileceği artılarını belirtiyor,elindeki ispirtolu kalemle masa üzerine konmuş olan A4 kağıtlarına karalayıverdiği  ok,şema ve rakamlarla nerdeyse biz alıcı olarak pek istekli olmamakla beraber hayır demeyi de imkansız hale getiriyordu. Özünde asıl mesele bizim sadece bedenimizin orada ama beynimizin ise çok farklı yerlerde olmasından kaynaklanıyordu. Biz hala 24 saat önceki yaşadığımız olayın travmasını yaşıyorduk. Sonunda Esra Hanıma bu konuda çocuklarımızın görüşünü almadan karar veremeyeceğimizi belirterek  – ki gerçek payı da vardı- ve kendisine de teşekkür ederek beraberliğimizi bitirdik.

emet11

Son gecemizi de bu müstesna mekanda geçirerek, geldiğimizden beri bir türlü yüzünü göstermeyen güneşe hasret  olarak Emet’in puslu ve yağmurlu sabahında uyandık.Bu arada Emet ilçesinden biraz bahsetmeden geçersek haksızlık etmiş oluruz. Bizim niyetimiz de zaten tesis kadar yerleşim yerinin de güzelliklerini içimize sindirmekti. Emet ilçesi İl Merkezi olan Kütahya’ya  100 km kadar uzakta,yaklaşık 10-15 bin nüfuslu bir ilçe. Birkaç dar cadde üzerine yerleşmiş işyerleri ve onların biraz uzağındaki konutlardan ibaret diyebiliriz. Kasabayı 15 dakikada gezemezsiniz ama yarım saatlik bir zaman ayırırsanız da fazla gelir denirse büyüklüğü hakkında bir fikir verilmiş oluruz sanırım.emet12

Ayrılacağımız gün saat 10.30 civarında bazı iş yerlerine alışveriş için uğradık ama o saatte dükkanların bir çoğunun  hala kapalı olduğunu gördüğümüzde burada hayatın ve zamanın ülkenin diğer şehirlerine göre çok daha yavaş ilerlediğini düşündük.

emet13

Diğer yandan  Emet İlçesinin eski adının “Tiberipolis olduğunu ve tarihinin Frigya ve Romalılara kadar dayandığını, yeratlı kaynakları bakımından özellikle bor madeni açısından küçümsenmeyecek bir orana sahip olduğunu da öğrenmiş olduk. Ayrıca ilçeye 37 km uzaklıkta “Aızanoı”antik kenti ile 20 km uzaklıktaki Tahtalı yaylasındaki krater gölü ile, 15 km uzaklıktaki Eğrigöz dağındaki sarkıt ve dikitlerin görülmeye değer olduğu bilgisine ulaştık. Bütün bunları bizzat gördük demek isterdik ama gerek İlçede kalış süremizin çok kısa oluşu,  gerekse havanın yağmurlu ve puslu oluşu,en önemlisi de geliş yolunda yaşadığımız tatsız olayın bizde yarattığı travma ve karmaşık duygular bunları bizzat görmemize engel oldu dersek umarım okuyucu bizi anlayışla karşılar.

emet14

Bütün bu yaşanmışlıkların ardından 13 mayıs sabahı saat 10.30 civarında Tur sorumlusu Yeter hanımın bizim için bulduğu bir başka araçla bu coğrafyadan ayrıldık.

13 Comments

  1. nuray says:

    Yazma tutkusu bu olsa gerek…”Bu olayı yazma Necmi,çocuklarımız ,bizi sevenler ,akrabalarımız ,dostlarımız çok uzaklarda ,kaza haberi onları üzer,gözleriyle göremedikleri için de olayı belki olduğundan daha fazla büyütürler canları sıkılır” dedim ama lafımı dinletemedim gördüğünüz üzere…
    Yazmak böyle bir şey demekki.Sıcağı sıcağına ,bayatlamadan haberi paylaşmak…Yoksa şimdi dursun zamanı gelince yazarız demek benim sevgili kocama göre değil.
    Acaba ellerinde ilginç haber (kaset filan ) olanlar nasıl bekliyorlar acaba???!!!

  2. Çocukların görüşünü almadan karar veremiyosunuz ama çocuklar da olayı blogda okuyup öğreniyor.. Cık cık cık..

  3. selvihan says:

    cok gecmis olsun.cok sukur ki iyisiniz.hayat ne tuhaf..
    bizimde burda bir arkadasimiz dun gece kaza yapti.sabah ofise geldim herkes kazadan bahsediyor.o da cok sukur buyuk bir kazayi yara almadan atlatti.bunun uzerine dincer bana sizin kazanin haber linkini gonderdi.yani gune kaza haberleriyle basladim ama umarim gununum devami mutlu haberlerle devam eder.
    sizleri ozledim…

  4. necmimola says:

    Sayın Şangay rehberi blogla bütünleşmeyi ve herşeyi bloga yazmayı bize siz öğrettiniz. Daha önce söyleseydik o hengamede dakika ve skor almak için bizi sıkıştıracaktın.Ayrıca sağ salim de kurtulduğumuz için şöyle salim kafa ile ve görüntülü olarak bloga yansıttım tüm ayrıntıları…Allah hepinizden razı olsun..Herkese sağlıklı ve mutlu yaşam yilları diliyorum.

  5. necmimola says:

    Sevgili Selvihan…
    Dinçer’in ağzında bakla ıslanmıyor galiba..haberin size de ulaşmasını sağlamış.Aslında biz bu haberin İstanbul ve Reşadiye cenahına ulaşmasını istemediğimiz için blog muhtevası ile sınırlamıştık anlaşılan Şangaya ve Katara daha çabuk ulaşıyor.Neyse Allahtan burnumuz bile kanamadan diyebileceğimiz ölçüde ucuz atlattık.Verilmiş sadakamız varmış yani. Allah hepinizden razı olsun sağ olun var olun.
    Biz de seni özledik.Özellikle Altınoluk sahillerinde yokluğunuz şiddetle hissediliyor.Bu coğrafyayı da mevcudiyetinizden mahrum bırakmayınız..Her zaman bekleriz selamlar öpüyoruz.

  6. yavuz says:

    Büyük geçmiş olsun.Böyle bir olaydan sonra programı sonuna kadar sürdürmek ve objektiflere güler yüzle bakabilmek güçlü bir moralin göstergesi.Olaylara ve yaşama pozitif bakış açınızın devamını dilerim. Sağlıklı ve mutlu günlerin olsun.

  7. necmimola says:

    Değerli dostumuz Yavuz beye teşekkürler.Trafik kazaları ile ilgili istatistiklere biz de dahil olduk.Ne kadar hüzünlenseniz de hayat devam ediyor.Yani sahne hep açık kalmak zorunda.Allah bununla geçmiş etsin.Sonsuz selam ve sevgiler…..

  8. mecit says:

    Necmi amca çok geçmiş olsun . Büyük kaza atlatmışsınız . Allah bir daha yaşatmasın inşallah .

  9. necmimola says:

    Teşekkürler Mecitciğim,biz ucuz atlattık bu kazayı,sizlerden uzak olsun inşallah.Selamlar,sevgiler.

  10. Baysın says:

    Hem size hem anneme çok geçmiş olsun Necmi amca. Tanışmadık ama tek eksikte o olsun, bir gün inşallah tanışırız. Verilmiş sadakanız varmış, anlattıklarınız filmlerde gördüğümüz sahnelerle dolu. Bu yaşananların üzerine güzel bir tatil gider :). Tekrar çok geçmiş olsun. Size ve eşinize hürmetler ederim.
    Sevgilerimle,
    Baysın Küçük

  11. necmimola says:

    Baysın adı oğlumuz Dinçer aracılığı ile ailemizde çok geçen isimler arasında olduğu için tanışmanın da ötesinde bir yakınlığımız var diyebiliriz.
    Geçmiş olsun dilekleriniz için teşekkür ederiz.Çok sağ olun tatil öneriniz de kulağa çok hoş geliyor.İnşallah ileriki günlerde değerlendirme imkanı buluruz.
    Bizden de sevgi ve selamlar…..

  12. Cuma says:

    Gezinizi olumsuz etkileyen geçirmiş olduğunuz talihsiz kazayı bugün öğrendim.Çok geçmiş olsun.Gezinizin ve kazanın ayrıtılarını Altıolukta ağzınızdan dinlemek üzere eşimle birlikte selamlarımızı iletiyoruz.

  13. necmimola says:

    Sağ olasın Cuma arkadaşım.Buraya gelince inşallah uzun uzun herşeyi konuşma imkanı buluruz.Sonsuz selam ve sevgiler.Görüşmek üzere…..

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Lütfen soruyu cevaplayın * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.