Denemeler Rotating Header Image

VE DİNÇER BÜYÜYOR / ANADOLU LİSESİ

O yıllarda Anadolu liseleri ilkokul 5.sınıftan itibaren öğrenci alıyor ve öğrenciler hazırlık dahil yedi yıl bu okulda okuyorlardı. Dinçer de bu sınavlara girdi ve yedi yıl okuyacağı Cağaloğlu Anadolu lisesine kaydını yaptırdık. Kaydını yaptırdık diyorum ama bu bir cümlenin gerisinde yaşadığımız bazı enteresan olayları da anlatmadan geçemeyeceğim.

O tarihlerde sınav sonuç belgesinde ….. “Anadolu lisesini kazandınız. …..Anadolu lisesinde bilmem kaçıncı, ……Anadolu lisesinde de bilmem kaçıncı yedektesiniz” gibi ifadeler yazıyordu. Bizim isteğimiz olan Cağaloğlu ve Kadıköy Anadolu liselerinde de yakın yedeklerde adı geçiyordu. Biz ön kayıtların yapılacağı son güne kadar hep düşündük. Cağaloğlu yakındı ve Almanca eğitimi veriyordu. Kadıköy’ü İngilizce eğitim vermesi nedeni ile daha fazla tercih etmemize rağmen uzaklık problemi vardı. Ayrıca yedek sıraları da farklı olduğu için çok iyi düşünülmesi gerekiyordu. Ben ön kayıtların son günü artık son incelemeleri ve buna göre de ön kaydı yaptırmak üzere sabah evden çıktım. Önce Cağaloğlu Anadolu lisesine uğradım. Yöneticilerle görüştüm. Geçmiş yıllara göre bazı oransal karşılaştırmaları birlikte yaptık ve sonuçta yüzde 99.9 kesin kaydı yapılabilir öngörüsünü aldıktan sonra bir de Kadıköy Anadolu lisesindeki şansımızı bir araştırma niyeti ile  Eminönü’nden Kadıköy vapuruna bindim. Elimde kahverengi bir evrak çantası vardı. En önemli belge olan sınav sonuç belgesi ile bir de cebimde şişkinlik yapmaması için cüzdanımı da çantanın içine koyarak vapurun üst katında cam kenarına oturdum. Çantamı da hemen yanıma koyup kendimizin ve çocuklarımızın geleceği ile ilgili hülyalara daldım. Vapur Kadıköy iskelesine yanaşınca hemen indim. Kadıköy Anadolu lisesine gitmek üzere tam iskeleden ayrılırken bende bir boşluğun ve eksikliğin olduğunu hissettim. Ellerimin bomboş olduğunu ve içinde hem cüzdan hem de ondan daha önemli ve kayıt için zorunlu belge olan sınav sonuç belgesinin bulunduğu kahverengi evrak çantamı vapurda unuttuğumu fark ettim. Bunu fark etmekle birlikte sanki bir kazan sıcak su başımdan aşağı döküldü. Cüzdandan vazgeçmiştim ama sınav sonuç belgesi giderse yenisini çıkaracak zaman da yoktu. Bir an sanki donakalmıştım. Ne yapmam gerektiğine bir türlü karar veremiyordum. Geriye dönüp baktığımda benim indiğim vapurun yolcu almaya başladığını fark ettim. Hızla tekrar aynı vapura bindim. Hemen oturduğum yere çıktım fakat orada çanta falan yoktu. Üzerime bir kazan sıcak suyun daha döküldüğünü hissettim. Vapurun o bölümünde bulunan çay ocağındaki kişiye  durumu anlattım. ”Abi içinde para  varsa zor bulursun, para yoksa belki kaptana teslim etmiş olabilirler” dedi. Bunu duyunca biraz daha yıkılmış olarak ve çantaya cüzdanı koyduğuma bin pişman biçimde gemi kaptanının kamarasına doğru yöneldim. Kapıyı vurup girdiğimde kaptanın masasının üstünde benim çantaya benzer bir çantayı görünce kısmen rahatladım. Durumu acele ile kaptana anlattım. Bana yöneltilen sorgulayıcı ve doğrulayıcı birkaç soruya verdiğim cevaplar kaptanı inandırmış olacak ki çantayı bana verdi. Bütün bunların yaşandığı sırada gemi Kadıköy iskelesinden çoktan ayrılmış ve Eminönü istikametine doğru yol almaya başlamıştı.

Ben de bunu bir işaret ve kader olarak algılayıp Dinçer’in ön kaydını  ve daha sonra da kesin kaydını çok başarılı bir öğrencilik hayatı geçireceği Cağaloğlu Anadolu lisesine yaptırdım.

3 Comments

  1. mehmet says:

    super hikayeymis bu vapur :)))
    hic gulecegim yoktu
    ahahhhaaa
    :)))

  2. Bakalım senle ilgili ne hikayeler gelecek Mehmet efendi..

  3. nuray says:

    Gülme komşuna diye başlayan sözü hepimiz biliriz.O zamanlar küçüktün eminim gülmemişsindir ama senin kayıt serüveninde babanın yaşadıklarını ve bu durumu size bir müddet açıklamama adına oynadığımız oyunları değme yeşilçam oyuncusu oynayamaz dersem abartmış olmam canım yavrum…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Lütfen soruyu cevaplayın * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.