Denemeler Rotating Header Image

Images tagged "arada-bir-istanbul-askeri-muze"

No Comments

  1. V says:

    Bu gorusmelerde sunu hep anlamak istemisimdir. Eski dostlarinizla beraberken, hatiralarinizdaki karakterleri simidikiyle ayni mi kaliyor cogunlukla? Ister istemez insanlar degisiyordur ama eski dostlariyla beraber iken “insan” tekrar ozune donebiliyor mu? Ya da tamamen ayni kalmasa da, uslubu, yaklasimi, bir hareketi ya da sectigi bir kelime sizi seneler oncesine goturebiliyor mu? Tesekkurler.

  2. necmi says:

    Evet doğru bazıları çok iz bırakıyor gerçekten. Okul mezuniyetinden sonra da rahmetli olana kadar ilişkimiz devam etti. Her zaman aradığım,danıştığım,birşeyler paylaştığım bir kişi idi. Muhtemeldir ki bu duygular karşılıklı idi. Allah gani gani rahmet eylesin. Işıklar içinde yatsın.

  3. necmi says:

    Yıllar hepimizde sadece fizyolojik değil diğer yönlerde de değişiklik yaratıyor. Ama bu afaki boyutlarda olmuyor. Yaş ilerledikçe insanlar daha toleranslı,daha kucaklayıcı ve bağışlayıcı olabiliyor. Ama bazen tersi de mümkün. “Huysuz ihtiyar” benzetmelerine de tanıklık edebiliyoruz. Geçmişe bakıldığında bazı konularda öyle değil de böyle davransak daha iyi olurmuş dediğimiz oluyor. Bu insanın değişmesinden çok zamanın ve deneyimlerin kişiliğimize kattığı şeyler olsa gerek.
    Ben arkadaşlarımda karakter olarak bir değişiklik gözlemlemedim. Zaten biraraya gelince insan 47 yıl öncesinin duyguları ve kelimeleri ile iletişim kurar halde buluyor kendini.
    Ayrıca yazılarımı takip ettiğiniz ve samimi paylaşımınız için size yürekten teşekkür ediyorum. Bu katkılarınız güç kaynağım olduğunu da söyleyebilirim.

  4. Yavuz Yalçın says:

    Necmi Bey, çok güzel analiz etmişsin. Ben de bir anımı ekleyeyim de senin çiziklerine eklensin. Cumhurbaşkanlığı seçimerine az bir zaman kalmıştı. Çorlu’ya mitinge geldi. Büyük meydan yan sokaklara kadar doluydu. Kürsüye çıkınca ilk cümlelerinden bir şöyleydi: “Ey Çorlulular ben buraya can arkadaşım, sizin milletvekiliniz Emre Köprülü için geldim.” Bu sözler çok cılız bir alkış aldı.Onbinlerce vatandaşın yadırgadığını tahmin ettim. Yakınımda bulunanların tepkili sözlerini de duydum.Alanın giriş barikatlarına yakın bir yerde Çorlu eski Milli eğitim müdürü Mehmet Bulut ile beraberdik. İlk cümlenin şokudundan sonraki birkaç dakika içinde alanın yavaş yavaş bizim taraftan boşalmaya başladığına tanık olduk. Konuşmasını bitirirken alan yarı yarıya boşalmıştı. Ben o gün bu iş burada biter, bizim adayımız M. İnce ikinci tura kesinlikle kalamaz dedim. İnsan psikolojisi, toplum sosyolojisi v.b değerler, iyi bir siyasetçi için olmazsa olmaz konular. İnsan bu değerleri bilmezse öğretmen de olsa iyi bir lider olamaz. Bu güzel yazıların daha geniş bir okuyucu kitlesine mutlaka ulaşmalı. Bunun yöntemleri üzerinde kafa yormanı dilerim. Selamlar.

  5. Nuray says:

    Gönlümden geçenleri yazmışsın , tebrikler…

  6. necmi says:

    Yavuz bey yazımı okuma ve değerlendirme gayretinde bulunduğunuz için teşekkür ederim. Ortak bir tespitte bulunduğumuz için de ayrıca sevindim. “Artık insan sarrafı olduk” çok iddalı bir cümle. Ama herşey de ortada. Boşuna dememişler “Kendini bilmek en büyük hikmet” diye. İnşallah tez zamanda kendine ve başkalarına fazla zarar vermeden gerçeği O da görür. Selam ve sevgiler cümleten.

  7. V says:

    Cok tesekkurler tekrar. Nazik bir oneri olarak, Erdal Inonu’nun Anilar ve Dusunceler’ini simdilerde okumaktayim. Sizin yakin tarihe olan merakiniz ve kitabin sade bir dille yazilmis olmasindan keyif alacaginizi dusunuyorum. Saygilarimla.

  8. dincerm says:

    “Protestan ahlakın gelişmesi” derken ne kastediliyor?

  9. necmi says:

    Erdal İnönü’nün kitabını en kısa zamanda edinip okumaya çalışacağım. Paylaşımınız için teşekkür ederim

  10. necmi says:

    Protestan ahlaktan kastedilen itaat kültürü yerine sorgulayıcı, araştırıcı ahlak anlayışı anlatılmak isteniyor özetle.

  11. dincerm says:

    Paramızın değeri 4 katına çıkmış 8 senede, ne mutlu bize!

  12. siyah mutfak says:

    Bu harika. öğrenecek çok şey var. paylaşım için teşekkürler

  13. Mehmet Tuncel says:

    Cok güzel bir yazi olmus. Eline emegine saglik…

  14. V says:

    Stil olarak bizlere birsey anlatirken, bazen baska bir hikayeye atifta bulunup tekrar asil anlatmak istediginize donmenizi keyifli buluyorum. Kitap yorumu okurken Selahattin Pinari hatirlatmaniz ve bunu “Daha önceleri neredeydiniz Sayın Nihan Kaya? diye baglamaniz beni tebessum ettirdi. Daha onceki yazilarinizda da gormustum (ornegin Hz.Ibrahim ve kusun baglantisi gibi). Saygilarimla.

  15. necmi says:

    Yazı stilim konusundaki ilginç tespitinizi memnuniyetle karşıladığımı belirtmek isterim. Aslında kurguladığım bir durum değil. Sadece o sırada hatırladığım ve bağlantı kurmanın uygun olacağından hareketle oluşan bir durum. Bende okuyucu ile sohbet duygusu yaratıyor. Beğendiğinize göre aynı yolda devam etmemde bir sakınca yok herhalde. İlgi ve alakanız için teşekkürler….

  16. necmi says:

    Sağol Mehmet Arkadaşım. Teşekkürler. Antalyadaki korona günlerinde okuyarak ve yazarak kendimizi oyalıyoruz. Yazılarımı takip etmen ve beğenmen beni mutlu ediyor. Bizi izlemeye devam edin.

  17. dincerm says:

    Yazıdaki “klozetlerdeki rezervuar dediğimiz bölüme bağlı ve deniz suyundan getirilen su” bölümü ile ilgili olarak bir açıklama yapalım ki yanlış anlama olmasın. Klozetlere direk deniz suyu gönderilmiyor, o su da arıtılmış su ama musluklar için arıtılan su kalitesinde arıtılmıyor diyebiliriz.

  18. necmi says:

    Bana bu kısım ile ilgili bu kadar ayrıntı verilmemişti. Dediğin şekilde en yakın zamanda gerekli açıklamayı ilave edelim. Teşekkürler…..

  19. V says:

    Oncelikle Allah dedenize gani gani rahmet eylesin. Dogrulari demis.
    Bence kulturdeki problem yabancilarin ‘accountability’ diye tanimladigi ‘hesap verebilirlik’. Eger bir hata olursa karar mekanizmasinin fikirlerine karsi sorular sorulur ‘neden boyle yaptiniz?’ diye. Bu soru oncelikle soru sorma kulturunu kazandirir. Akabinde de, mevzu bahis olan hususta nelerin ilerde yapilmamasi icin hafiza yaratir. Insanoglu da o kulturu ve hafizayi nesilden nesile aktarir. Velhasil kelam, daha yola cikamadik.

  20. necmi says:

    Sevgili V
    Değerlendirmeleriniz ve katkılarınız için çok teşekkür ederim. Belirttiğiniz gibi bazı durumlar aileden başlayıp okullarda devam eden ve toplumsal şartlanmalarla da pekiştirilen itaat kültürünün gelişmesi ile ilgili. Otoriteye kayıtsız şartsız itaat eden bir nesil mi ? soran sorgulayan birey mi öne çıkarılmalı? Bu da bir tercih meselesi. İnsanları yönetme yön vermede en uygun olanı tercih etmiştir hep karar vericiler. Ama yine de karamsar olmamak lazım derim. Gün doğmadan neler doğar…….

  21. Anonim says:

    Necmi hocam kitapla ilgili olarak kurduğunuz ilişki çok güzel.Başarılar

  22. mehmet says:

    Necmi Bey, cok guzel bir yazi olmus elinize saglik.

    Yazarin kitabin son bolumunde dile getirdigi, sizin de paylastiginiz dusuncelerini fazlasiyla karamsar buldugumu ifade etmeliyim. 70 bin yil once belki de 20 yil olan insanin ortalama yasam suresinin simdi 72 yil olmasi, basli baslina bir basari degil midir? Bu noktaya gelirken daha az yan etki yaratilamaz miydi, elbette, ama mevcut durumumuz genis bir perspektiften baktigimizda hic de fena gozukmuyor.

    Konuyla iliskili olarak, ” Factfulness: Ten Reasons We’re Wrong About the World–and Why Things Are Better Than You Think ” kitabini blogunuzun okuyucularina tavsiye ederim.

  23. Sultan Şimşek Karakoyunlu says:

    Gecmişten günümüze doğa ve insanın evrilmesi üzerine bir çok şeyi sorgulanması adına beğenerek okuduğum bir kitaptı. Sizin yazınızla bir kez daha anımsamış oldum. Kaleminize sağlık.

  24. Sultan Şimşek Karakoyunlu says:

    Ülkeleri yöneten kişilerin isterlerse şehir, ülke ve kişilerin yararına neler yapabilceğinin bir göstergesi anlamında güzel bir yazı..Ve ülkemiz de, pandemi de kendi yararlarına kuralları nasıl hiçe sayabildiklerinin de üzücü ve kızdığımız örnekleri maalesef..

  25. Sultan Şimşek Karakoyunlu says:

    Son 3 yazınızı arka arkaya okuyunca ,bu makale ile ilgili notumu da bir önceki postta yazmışım..
    Kaleminize sağlık..

  26. necmi says:

    Çok teşekkür ederim değerli komşumuz. Değerlendirmeleriniz bizler için çok kıymetli. Bu kitabın devamı niteliğinde “Homo Deus” kitabı da elimde. Onu da en kısa zamanda bitirmeye çalışacağım. İnşallah onunla ilgili de yazımı sizlerle buluştururum. Cümleten selam ve sevgiler

  27. necmi says:

    Teşekkürler Sultan Hanım. Gerçekten insanoğlunun dünyada gördüğü güzel ve çirkin ne varsa hiç biri tesadüf değil. Her şey önceliklerin ne olduğu ile ilgili. Bizim Ülkemizdeki durum bu maalesef. Ne diyelim inşallah gelecek günler daha iyi olur. Selam eder,sağlıklı günler dilerim.

  28. Emin Toprak says:

    Sevgili Necmi arkadaşım; zevkle okunan bu güzel bir yazın için teşekkür ederim…

  29. necmi says:

    Çok sağ ol Emin arkadaş. Değerlendirmelerin beni daha da yüreklendiriyor. Bizi izlemeye devam edin…..

  30. Emin Toprak says:

    Sevgili dost;
    “HDP önünde gösteri yapan anneler…” Tabii ki saygındır ve çığlıkları da çok haklıdır. Fakat çığlıkları için seçilen yer yanlıştır. Bu yanlışı de siz, çözüm getirecek çok güzel bir önerilerle süslemişsiniz: “Beştepe’de Külliyenin hemen karşısında devam edelim deseler…”
    Bir de gazla , copla, tomarlarla kendilerine meydanlar, dağlar, yollar dar edilenler var: 812 haftadır çığlıkları duyulmayan “Cumartesi Anneleri”…. Daha dün, Soma ve Ermenek emekçileri gibi olan yüzlerce, binlerce yaşanmışlıkları var.
    Herkes erkek deve için “bu deve dişi” diyorsa işimiz çok zor.

  31. necmi says:

    Değerlendirmelerin için teşekkürler Emin arkadaş. Birçok durum için üzülsek de ne yazık ki gerçek bu. Belki birçok şeyi değiştiremeyiz ama gagasındaki bir damlacık su ile yangını söndürmeye giden güvercin misali niyetimizi ve istikametimizi belirtmiş oluruz en azından. Kal sağlıcakla.

  32. Emin Toprak says:

    Daha çok bekleyecek gibiyiz…

  33. dincerm says:

    Bu dedikleriniz bana biraz abartili geldi.. Bir keyif cayi icin, sonra bir daha konusalim..