Denemeler Rotating Header Image

September 29th, 2011:

PEKİN GÜNLERİ / ŞANGAY’A DÖNÜŞ

Pekin ziyareti için yaptığımız program 13 Eylül Salı günü akşamı sona eriyordu. Akşam yemeğini bir alışveriş merkezindeki Pizza salonunda yedikten sonra kiraladığımız şoför aracı ile bizi saat 19.15 de daha önceden sözleştiğimiz noktadan alarak Şangay’a gideceğimiz tren istasyonuna bıraktı.

Bizi iki gün boyunca gezdiren ve adı Sun Qian olan Çinli şoför son derce samimi, saygılı ve sempatik biri idi. Bildiği birkaç kelime ingilizce sözcük ve oğlumun biraz bildiği çince ile bütün gezi saatleri boyunca çok hoş bir sohbet ortamı gelişti. Son derece öğrenmeye yatkın ve istekli biri olduğundan merhaba, hoşçakal, elveda gibi birkaç türkçe sözcüğü de onun literatürüne ekledik. Ayrılırken sadece işini ücret karşılığı yapan birinden değil eski bir dosttan ayrılır gibi duygular yaşadık.

Şangay ile Pekin arasında hızlı tren, çok hızlı tren, normal tren gibi birkaç çeşit tren çalıştığını öğrendim. Bizim biletlerimiz normal trenin yataklı bölümü idi. Bu trenlerin türlerine ve içindeki bölümlerine göre farklı fiyarları var. Bizim normal trende yataklı bölümün  kişi başı 600-700 RBM arası bir ücreti olduğunu öğrendik. Biz ve çocuklarımız dört kişi olarak  dört kişilik bir kompartmana yerleştik. Tren 20.58 de yani tam saatinde kalktı. Kompartmanda herkes için televizyon, aydınlatma lambası gibi teknik donanımlar mevcuttu. Trende bilet kontrolünden yemek servisine hemen tüm işler genç ve güzel giyimli bayan elemanlar tarafından yapılıyordu. Bir ara “Acaba makinistler de bayan mıdır?” diye bir düşünce de aklımızdan geçti.

Trenin hareket saatindan hemen sonra günün yorgunluğunun da etkisi ile hepimiz beyaz çarşaflı ve örtülü yataklarımıza yattık. 1200 kilometreden fazla yolda sanırım bir yerde birkaç dakikalığına durduktan sonra trenimiz bizi 12 saate yakın bir zamanda Şangaya getirmiş oldu. Çok az duyulan tren tekerleklerinin tıkırtıları adeta bize ninni gibi gelmiş ve tüm geceyi nerdeyse uyuyarak geçirmiştik. Sabah 08.30 sıralarında Şangaya geldiğimizde bizi sıcak bir gün karşıladı. Çocuklarla birlikte evde bir kahvaltı yaptıktan sonra onlar işlerine, ben de gezi izlenimlerini yazmak üzere bilgisayarın başına geçtim.